Türkiye’nin Tütün Raporu

Amerika’nın keşfiyle birlikte dünya büyük ve hızlı bir değişime uğradı. Bu değişimin etkileri ekonomik ve siyasal hayatta yaşandığı gibi kültürel alanda da görüldü. Keşifle birlikte Amerika’dan dünyaya yayılan birçok tarımsal ürün olmuştur domates, mısır ve ananas gibi ürünlerin yanında “tütün” tüketim şekli açısından diğerlerinden farklı bir ürün olarak bütün dünyaya hızla yayılmıştır.

Türkiye’ye tütünün ne zaman geldiği konusunda farklı araştırmacıların görüşleri mevcuttur. Bunlardan Borio tütünün ilk olarak 16.yy sonlarında Venedik tacirleri tarafından getirildiğini, 17.yy başlarında ithalat yoluyla karşılandığını ve nihayet 1630’da Osmanlı sancaklarında üretilmeye başlandığını yazmıştır.

Osmanlı’da ziraati ilk olarak Rumeli sancaklarında başlamış daha sonra Anadolu beyliklerine doğru yayılmıştır. Özellikle Anadolu iklimine çok iyi uyum sağlayan tütün, ilerleyen zamanlarda bir marka haline gelmiş ve dünyada “Türk Tütünü” olarak anılmaya başlanmıştır. Tütün, Osmanlı ihracatının önemli bir kalemi haline gelmiş ve bu işlevini cumhuriyetin ilk yıllarında da sürdürmüştür.

Tütün, yapısı itibarıyla değişik iklimlere göre farklı aromalara sahip olduğundan Türkiye coğrafyasındaki iklim çeşitliliği tütün çeşitliliğini de arttırmış ve Türk tütününün dünyada büyük bir itibara sahip olmasında önemli bir faktör olmuştur.. Ülkemizde ekim alanı ağırlıklı olarak Ege Bölgesi olmakla birlikte Karadeniz ve Güney Doğu Anadolu’da da üretilmektedir.

Tütün üretim ve tüketimi zaman içerisinde değişikliklere uğramış ve 90’lar itibarıyla dünyada tütün kullanımının sağlığa zararlı olduğunun tespitiyle ülkemizde bazı kapalı alanlarda tütün tüketimi yasaklanmıştır. İlerleyen süreçte bu yasağın kapsamının genişletilmesi ve çiftçinin farklı ürün ekimlerine teşvik edilmesiyle birlikte ekim alanları gittikçe azalmıştır.

Günümüzde en geniş ekim alanları Manisa ve Denizli’de yer almakta olup Ege Bölgesi %76’lık bir oranla en yüksek ekim alanını barındırmaktadır.

Türkiye’nin Tütün Ticareti

İhracat gelirleri içerisinde tütün, hem Osmanlıda hem de Türkiye’de önemli kalemlerden biri olmuştur. Cumhuriyetin ilk yılları ve 1925-60 arası toplam ihracat gelirlerinde ortalama %30’luk bir paya sahip olmasına rağmen son yıllarda bu oran %1-2’lere düşmüştür.

İhracat miktarına baktığımızda 2002 sonrası 100.000 tonun altına düşmeyen ihracat miktarı 2008 sonrası sert bir düşüş yaşayarak neredeyse %50 azalış göstermiştir.

Bu düşüşle ilgili bir görüş 80’ler sonrası tütünde farklı aroma arayışına yönelimlerin yaşanmasıyla birlikte tütün ithalatında artışlar yaşanmaya başlandığı ve bu sebeple ihracatın düştüğü yönündedir. Özellikle American Blend sigaralarının iç pazardaki payının artması ithalattaki artışın temel sebebi olarak gösterilmektedir. Bu doğrultuda 2010 yılı verilerine baktığımız takdirde aynı yılın toplam üretim miktarının ithalat miktarından geride kaldığı görülebilmektedir.

Peki bu azalışın ülke içi ekonomideki yansımaları neler?

Türkiye topraklarında 400 yıllık bir geçmişi bulunan tütün üretimi 2000’li yılların başlarında yapılan yasal düzenlemelerle köklü bir değişim geçirmiştir. Devletin destekleme alımları kalkmış ve ülke genelinde tütün üretimi serbest hale getirilmiştir. Özellikle devletin üretim teşviklerinde yaşanan değişimler ilerleyen dönemde tütün ekim alanlarında ciddi bir daralmaya ve üretimde düşüşe sebep olmuştur.

Tütün üretimindeki bu azalma tarım sektöründeki istihdamda büyük bir azalmaya neden olmuştur. Üretimdeki bu gerilemeyle birkaç yıl öncesine kadar 1.000.000’u aşkın kişi tütün üretiminden geçimi sağlarken 2010’da bu sayı 250.000’e kadar düşmüştür.

İş bu yazıdaki incelememiz 1925-2010 yıllarını kapsamaktadır. Geçtiğimiz 9 yılın incelemesini yazımızın ikinci bölümünde sizlerle paylaşacağız.


KAYNAKÇA

Türkiye’de Tütün Yetiştiriciliğinin Tarihsel Gelişimi ve Coğrafi Dağılımı-Güven ŞAHİN/Nuran TAŞLIGİL