Kredi Derecelendirme Kuruluşları

Kredi derecelendirme kuruluşları, finansal piyasalardaki asimetrik bilgi eksikliğini gidermek amacıyla 19. yüzyılın ilk yarısından itibaren faaliyette bulunan kuruluşlardır. Bir yandan ülke ve firmalar için kredilerin riskini ölçerek borçlanmada kolaylık sağlarken diğer yandan yatırımcılara bilgi sağlamaktadır.

Kredi derecelendirme kuruluşları, piyasadan borç alan ülke veya kuruluşların aldıkları borcun anapara ve faiz ödemelerini zamanında ödeyebilme derecesini araştırmaktadır. Ülkelerin, firmaların ve borçlanmak isteyen her kişinin bir kredi notu vardır. Kredi notunun derecesinin belirlenmesi için kredi derecelendirme kuruluşları tarafından analizler yapılır. Bu analizler sonucunda kredi notu verilmektedir. Yapılan derecelendirmeler yatırımcının riskini ortaya koymak için bilgi vermektedir. Daha yüksek bir derece, borçların zamanında ödeneceği yönündeki görüşleri güçlendirirken tam tersi durumda ise daha düşük bir derece risk faktörünü ortaya çıkarmaktadır. Yani kredi notu arttığı zaman risk azalmakta, kredi notu azaldığı zaman risk artmaktadır.

Yatırımcılar, yatırım yapmak istedikleri ülkeleri veya firmaları ekonomik, mali, idari ve politik açıdan tanımak ve oluşabilecek muhtemel riskleri bilmek isterler. Yatırımcılar için geniş çaplı bir araştırma gereken bu iş yüksek maliyete ve zaman kaybına neden olmaktadır. Bu bağlamda yatırımcılar; ülkeler, firmalar ve finansal varlıklar hakkında objektif kriterlere göre analizler yapan kredi derecelendirme kuruluşlarına ihtiyaç duymaktadır.

      Değerlendirme Kriterleri

Kredi derecelendirme kuruluşları tarafından yapılan değerlendirmelerde birçok temel gösterge kullanılmaktadır.

Ülkelerin GSMH’sı analizlerin başlangıç noktasını oluşturuyor. GSMH içinde yatırıma ayrılan pay, bütçe açıklarının GSMH içindeki payı, sektörlerin GSMH’dan aldığı paylar, dış ticaret dengesi bu incelemeler sırasında dikkate alınan temel göstergelerdir.

Likidite  Göstergeleri : Ülkelerin enflasyon oranı, Merkez Bankasının para piyasalarındaki etkinliği ve para arzı, uluslararası resmi rezervler bu başlık altında toplanabilir.

Dış Borç Birikimi : Ülkenin toplam dış borcu, ihracat gelirlerinin dış borca oranı, ana para ve faiz ödemelerinin bütçeye oranı ülkenin finansal bir krizle karşılaşma riskini ölçmek amacıyla incelenen göstergelerdir.

Siyasi Risk : Ülkeler için itiraza neden olan ve üzerinden en çok tartışılan değerlendirme kriteridir. Önceki kriterlerde sayısal verilere bağlı olarak nesnel ölçütlerle değerlendirmeler yapılıyor ve bu nedenle yanılma payı en aza iniyor. Ülkenin yönetim biçimi, hükumet krizleri, sosyal, demografik, etnik ve dinsel yapı, yabancı sermaye ile ilgili yasal düzenlemeler, askeri darbe olasılığı, ülkeye uygulanan ekonomik ambargolar siyasi riski belirleyen faktörlerdir.

    Üç Büyük Derecelendirme Kuruluşu

Dünyada birçok derecelendirme kuruluşu faaliyet göstermektedir. Bunlardan çok azı küresel çapta kabul görmekte ve takip edilmektedir. Bunlardan en önemlileri Moody’s, Standard and Poor’s ve Fitch’tir.

Derecelendirme kuruluşlarının piyasaya giriş ve çıkışlarını bir kurala belirlemek amacıyla 1975 yılında Amerikan Sermaye Piyasası Kurulu kurularak bu kuruluşlar denetim altına alınmıştır. 1975 yılından bu yana Moody’s, Standard and Poor’s ve Fitch küresel ölçekte kabul görmüş ve takip edilmiştir. Bu üç kuruluş hem ABD’de hem de dünyada derecelendirme piyasasında oligopol oluşturmuştur. ABD’de piyasanın %97’sine, dünya piyasasının %95’ine  hakim durumdalar.

Üç büyük kuruluş, derecelendirmede farklı harf notları kullanmaktadır. İlk olarak Moody’s tarafından kullanılan harf notu daha sonra Fitch’in yaptığı katkılarla günümüze kadar gelmiştir. Kuruluşlar farklı harf notları kullansalar bile notların kıyaslamasını mümkün kılacak benzerlikler vardır. Örneğin Moody’s’in Baa1 notu, S&P’nin BBB+ ve Fitch’in BBB+ notuna denk düşmektedir. Derecelendirme kuruluşlarının verdikleri harf notlarının bir tanımı vardır.  Bu harf notu tanımları, anapara ve faiz ödemelerinin zamanında ve düzenli bir şekilde ödenmesi için risk tanımlaması yapmaktadır.   

Gelişmekte olan ülkeler tasarruf açığından dolayı dış finansmana ihtiyaç duyarlar. Gelişmiş ülkelerdeki finans aktörleri, gelişmekte olan piyasalara fon aktarırken, kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkeler için yaptığı değerlendirmeleri dikkate alırlar. Bu sebeple kredi derecelendirme kuruluşları ve kriterleri temel gösterge olarak değerlendirilir.

Kaynakça

Ömer Veysel Çalışkan, ‘Kredi Derecelendirme Kuruluşları ve Risk Değerlendirme Kriterleri’

Yrd.Doç.Dr.Harun Kılıçaslan, Mücahit Sefer Giter ‘ Kredi Derecelendirme ve Ortaya Çıkan Sorunlar ‘ Sakarya Üniversitesi Maliye Araştırmaları Dergisi, 2016, Yıl:2, Cilt:2, Sayı:1