Ekonomi ve Psikoloji’nin Sentezi: Davranışsal İktisat

Bazıları 30 liralık tişört giyip dolaşırken neden bazıları 200 liralık tişört giyer? Bazı ülkeler zenginken diğerleri neden o kadar zengin değildir? Zengin ülkelerdeki insanlar daha mı mutludur? Risksiz 100₺ lira kazanmak mı yoksa %20 ihtimalle 400₺ kazanmak mı? 1000₺ net zarar etmek mi yoksa %70 ihtimalle 3000₺ kayebetmek mi?

Ekonomi literatüründe son 30 yılda bu tarz sorular sıklıkla tartışılmaya başlandı. Ekonomi bilimi ilerledikçe daha derin daha multidisipliner hâl almaya başladı. Bu alt disiplinlerden biriside davranışsal iktisattır.

Klasik ve Neo Klasik İktisadın Homoeconomicus’u gerçekten rasyonel bir birey miydi? Eğer homoeconomicus rasyonel bir bireyse neden 3-5 liraya imal edilen ürünlere 2000-3000 lira veriyor? Neden marka ürün kullanmaya bu kadar hevesli?

Bu sorulardan yola çıkarak şöyle bir tanım yapmak uygun olacaktır; insanların tercihlerinde duyguları, eğilimleri ve ön yargıları gibi psikolojik faktörlerin kimi zaman rasyonel karar verme sürecini etkilediğini bu sebepten ötürü ekonomik tercihlerde psikolojinin de işin içine alınması gerektiğini öne süren alt disiplindir*.

Davranışsal iktisadın temelleri Adam Smith’in 1759 yılında yayınladığı The Theory of Moral Sentiments adlı çalışmasına kadar dayanmaktadır**. Smith bu çalışmanın bazı kısımlarında; zarardan kaçınma, zamanlar arası seçim ve aşırı güven olgusunu incelemiştir.

Neo Klasik ve Keynesyen iktisatta yoğun şekilde matematik ve istatistik kullanılması psikolojik kısmı ikinci plana atmıştır.

1950’li yıllara gelindiğinde iktisatta sadece matematiğin değil psikolojinin de önemine vurgu yapılmaya başlandı.

George Katona davranışsal iktisat ilk öncü araştırmacısıdır. Psychological Economics isimli kitabında ekonomistleri; ekonomik sorunları analiz etmek için psikolojik görüşlere başvurmaya çağırmaktadır***.

Herbert Simon; Administrative Behaviour isimli yayınında örgütlerin nasıl davrandıkları üzerinde durmuştur. Bir diğer öncü isim olan Harvey Leibenstein literatüre X- ineffciency kavramını sokmuştur. Bu kavram; işgücü ve yönetime yeterli seviyede motivasyon verilememesi sonucu üretimin mümkün olan en yüksek düzeyin altında gerçekleşmesi durumudur.

H. Simon 1955 yılında yayınladığı a Behavioural Model of Rational Choise çalışmasında Klasik İktisat’ın Homoeconomicusunun köklü bir değişime ihtiyacı olduğunu ifade ederek dikkatleri bu alana doğru çekmeye başlamıştır.

1973 yılındaki çalışmasıyla Tibor Scitovsky, motivasyon kavramının altını çizmiş olup, motivasyonun tüketici davranışlarına etki ettiğini belirtmiştir.

Daniel Kahneman ve Amos Tversky’nin çalışmaları davranışsal iktisat literatüründe temelde üç grupta incelenebilir. İlk olarak belirsizlik altında karar almalarında etkili olan, subjektif olasılıklı kısa yolları ve bilişsel sapmaları incelemiştir****. İkinci olarak 1992 yılında tüm literatürü özetledikleri çalışmalarında prospect kavramını ortaya atmışlardır. Bu kavramla belirsizlik altında gerçek olasılığı hesaplamak çoğu zaman mümkün olmadığından veya mümkün olsa bile zaman ve enerji açısından maliyetli olduğundan bireyler en yakın kuralı yani büyük sayılar yasasını kullanarak örneklemin temsiliyet durumunu hatalı olarak tespit ediyorlardı*****. Bununla birlikte Beklenen Fayda Teorisi geçersiz kılınmıştır. Son olarak çerçeveleme etkisini araştırmışlardır ve problemin yapısının insan tercihlerini etkilediğini göstermişlerdir.

1974 yılında Richard Easterlin yaptığı çalışmayla refah seviyesi yüksek ülkelerin mutluluk seviyeleri arasında pozitif yönlü ilişki olduğunu iddia etmiştir. Lakin bir kaç yıl sonra yapılan çalışmalar tam tersi bir sonuç olduğunu göstermiştir. Böylece Easterlin’in çalışması literatüre Easterlin Paradoksu olarak girmiştir.

Daniel Kahneman 2002 yılında davranışsal iktisat alanında yaptığı çalışmalardan ötürü nobel iktisat ödülü almıştır. Son 25-30 yılda bir çok bilim insanı bu alanda çalışmalar yapmaya başlamıştır. Son olarak 2017 yılında Richard Thaler davranışsal iktisat alanındaki çalışmalarından ötürü nobel iktisat ödülü almıştır.

Bu yazımı; felsefe, psikoloji, sanat tarihi gibi alanları bana sevdiren; kıymetli hocam Prof. Dr. Gökhan Karabulut’a ithaf etmekten mutluluk duyuyorum.

*Mahfi Eğilmez kendimeyazılar.com

**Yeşim Can İktisatta Psikolojik İnsan Faktörü: Davranışsal İktisat Hukuk ve İktisat Araştırmaları Dergisi Cilt 4 No 2 2012 ISSN 2146-0817

***Yeşim Can A.G.E

****Rüya Eser, Davletkan Toıgonbaeva Psikoloji ve İktisadın Birleşimi Olarak, Davranışsal İktisat Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İİBF Dergisi Nisan 2011

*****Gökhan Karabulut Mutluluk ve İktisat Derin Yayınları 2017 İstanbul