MODERNİZMİN VİCDAN”SIZI”

GİRİŞ

  Bu çalışmada Charles Dickens’ın “Zor Zamanlar” adlı eseri modernite bağlamında ele alınacaktır. Değerlendirme sürecinde yer yer eserden ve çeşitli kaynaklardan alıntılar verilecek olup metin dipnotlarla zenginleştirilmeye çalışılacaktır. Böylece sanayi devrimiyle ortaya çıkan toplumsal, ekonomik ve kültürel birçok gelişme modernizm ile bağlantılı olacak şekilde bu kitap özelinde analiz edilecektir.

KİTAP HAKKINDA GENEL BİLGİLER

  Zor Zamanlar Charles Dickens’ın  ilk kez 1854’te yayınlanan onuncu romanıdır. Türkçeye çevrildiği ilk tarih 1997 olan bu roman Victorya döneminin temel felsefeleri olan faydacılık, rasyonalite fikirlerini Bay Gradgrind ve Bay Bounderby üzerinden eleştirir aynı zamanda İngiltere’nin sanayileşen kentlerinden biri olan Manchester kitapta Coketown şehri olarak resmedilir.

  Romanda birbirine bağlanarak anlatılan üç adet olay örgüsü bulunmaktadır. Birinci olayda sirkte çalışarak geçimini sürdüren bir babanın kızı olan Sissy’nin duygular ve mantık arasında gidip gelen yaşantısı anlatılırken ikinci öyküde Gradgrind’in çocukları Louisa ile Tom’un sevgiden yoksun, kurallarla dolu hayat öyküleri eserde işlenmektedir. Metinde geçen üçüncü durumda ise kapitalistlerin boyunduruğunda kalmış iki emekçi üzerinden (dokuma fabrikasında çalışan Rachael ve Stephen Blackpool) fabrika bacalarından çıkan dumanlarla kirlenen Coketown şehrinin o dönemki manzarası gözler önüne seriliyor.

  Dickens’ın bu üç öyküyü okuyucusuna sunarken asıl gayesi sanayileşme ile birlikte İngilterede yaşanan büyük değişimi o dönemin özellikleri doğrultusunda analiz etmektir.

“Dickens, bu üç öyküyü anlatırken, iki amaç güder: Bunların biri, tümüyle yanlış bir eğitim kuramını kınamak, öteki de Coketown’da çalışanların korkunç yaşam koşullarını gözler önüne sermektir. Yanlış eğitim sistemini Gradgrınd temsil eder; Coketown’da bu sefalete neden olan acımasız ekonomik düzeni de, Gradgrind’in yakın arkadaşı Bounderby.”[1]

YAZARA DAİR

  Charles John Huffam Dickens 7 Şubat 1812 yılında Portsmouth şehrinde doğmuştur. İngiliz yazar ve eleştirmen olan Dickens Victoria devrinin en iyi romancısı olarak kabul görmüştür.

  Babasının iflas ederek hapishaneye düşmesi üzerine yazar 12 yaşında okulundan ayrılarak çalışmak için Thames Nehri civarında yer alan bir boya fabrikasına girdi. Buna bağlı olarak sanayi çağının başlangıç evresini ve işçilerin zorlu yaşam koşullarını da yakından izleme fırsatına sahip olur. 15 yaşına geldiğinde Charles Dickens bir avukatın yanında çalışmaya başladı. Morning Chonicle gazetesinde haberci olarak çalışmaya başladı. 1836’da Boz’un Karalamaları(Sketches by Boz) başlığı altında ilk kitabını yayımlar. Yine bu yıllarda Catherine Hogarth ile evlenir ancak 1858’de eşinden boşanır. Dickens, 1836’da yayınlanan “Bay Pikvik’in Serüvenleri(The Pickwick Papers)” romanı ile şöhrete kavuşur. Daily news ve Household Words gazete ve dergisini çıkarır. 1870′de Edwin Drood”un Gizi (The Mystery of Edwin Drood) adlı romanını tamamlayamadan hayata veda eder.

  Kariyeri boyunca yirmi yıllık bir süre içerisinde haftalık olarak çıkan bir gazeteyi yönetti, 15 roman, 5 uzun öykü, yüzlerce kısa öykü ve kurgu dışı makale yayınladı; çocuk hakları, eğitim ve diğer toplumsal konularda yenilikler için mücadele verdi. Charles Dickens gerçekçi yazım kuralını mizah ve benzersiz karakterler ile süslemesinden dolayı Tolstoy ve George Orwell gibi büyük yazarlar tarafından övülmüş. Wirginia Woolf ve Oscar Wilde tarafından ise psikolojik açıdan derinlik eksikliği ve gevşek yazım şeklinden dolayı şikâyet edilmiştir. 

Eserleri:

ROMANDAKİ BAŞLICA KARAKTERLERİN ÇÖZÜMLEMESİ

  • Bay Gradgrind: İsmine baktığımızda grade (derece) ve grind (öğütmek) kelimeleri göze çarpar, buradan da anlaşılacağı üzere Bay Gradgrind analitik düşünmeyi prensip edinmiş bir adamdır.[3] Coketown’da, zengin bir emekli tüccardır. Daha sonra milletvekili olur. Coketown şehrine bir okul kurmuştur. Hayatını akılcılık ve faydacılık ilkelerine göre düzenler. Kişisel çıkar ve akıl onun için çok önemlidir. Ona göre insanlar rasyonel kurallarla yönetilmelidir. Romanın sonunda ise umut ve yardımlaşma temel felsefesi haline gelir.
  • Josiah Bounderby: Coketown kasabasında zengin bir tüccardır, aynı zamanda Bay Gradgrind’ın dostudur. Daha sonra Gradgrind’in kızı Louisa ile evleniyor. Bounderby gerçeklerden ziyade daha çok para ve daha fazla güç peşindedir. Bounderby’nin bu tutumu, sanayileşme ve kapitalizmin meydana getirdiği toplumsal değişimleri temsil eder. “Sanayi Devrimi’nin itici gücü olan saldırgan para ve güç hırsı idealinin somutlaşmasıdır.”[4] Adındaki bounder kelimesi sütü bozuk anlamına gelmektedir.[5] Geçmişteki hayatından sürekli şikâyet edip, şimdi yaşamış olduğu hayattan gurur duyuyordu.
  • Louisa Gradgrind: Gradgrind’in kızıdır. Daha sonra Bounderby ile evlenir. Hayata karşı kendini yabancılaşmış hisseder.
  • : Sirkte çalışan bir palyaçonun kızıdır. Kitapta sevginin ve umudun temsilidir. Duygulara ve hayallere değer veren Sissy, Bay Gradgrind’in zıt karakteridir. Babasının onu terk etmesi üzerine Bay Gradgrind eğitimini üstlenmiştir.
  • Thomas (Tom) Gradgrind: Gradgrind’in oğludur. Bounderby’nin bankasında çalışmış sonrasında da bankayı soymuştur. Kumar oynamak gibi alışkanlıkları olan Thomas ikiyüzlülüğüyle dikkat çekmektedir.
  • Bayan Sparsit: Bay Bounderby’nin evini yöneten dul bir kadındır. Geçmişte elit bir tabakanın üyesi olan bu görgülü kadın ailesiyle sorunlar yaşayınca Bounderby’in evinde çalışmaya başlamıştır. Geçmişteki zenginliğinden ve mükemmel hayatından gurur duyan, şimdiki hayatının ise kendisine utanç verdiğini belirtir.
  • Stephen Blackpool: Bounderby’ın fabrikasında dokumacı olarak çalışır. Stephen, okumamış ve zor bir hayat yaşamıştır; iyi bir işçi ve dürüst bir insandır. 19 yıllık evliliğinden memnun olmayan bu adam Rachael’i sevmektedir. Bankayı soymakla haksız yere suçlanacak ve bir maden yatağına düşmesi sonrasında ölecektir
  • Rachael: Stephen Blackpool’u seven saf ve dürüst bir kadındır. Hayatın tüm zorluklarına rağmen hiçbir zaman ümidini yitirmeyen merhametli birisidir. Bounderby’ın fabrikasında çalışmaktadır.
  • Sleary: Sissy ve babasının şov yaptığı sirkin sahibi.
  • Bitzer: Bounderby’ın bankasında çalışan önceden Sissy’nin sınıf arkadaşı olan soluk yüzlü karakter. Her şeyi kendi kişisel çıkarları ve para açısından değerlendirir.
  • Bayan Pegler: Bounderby arazisini gözlemlemek için bazen Coketown’u ziyaret eden yaşlı bir kadın. Daha sonra Bounderby’nin annesi olduğu ortaya çıkıyor. Bounderby’nin anlattığı hikayedeki evladını terk eden anne gerçekte ise merhametli bir anne figürü.
  • Bayan Gradgrind: Thomas Gradgrind’in eşidir.
  • James(Jem) Harthouse: Bay Gradgrind’in parlamentodan arkadaşının kardeşi. Bay Gradgrind’in kızı Louisa’dan etkilenen bir asilzade. Jem’e göre tek gerçek, “Olacak olan, olacaktır” biçiminde kullandığı İtalyanca bir deyimdir.[6]
  • Mcchoakumchild: Bay Gradgrind’in kurduğu okulda çalışan bir öğretmen.
  • Jupe: Sirkte soytarı olarak çalışıyor, daha sonra kızı Sissy’i terk ediyor.

ROMANIN ÖZETİ

  Gradgrind ailesi İngilteredeki Coketown şehrine bir iki mil uzaklıktaki Stone Ladgede yaşamaktadırlar. Romanın ana karakterlerinden biri olan Bay Gradgrind çocukları Louisa ve Thomas’ı gerçekler olarak tanımladığı faydacı felsefeyle yetiştirmektedir. Gradgrind, bir okul yaptırmıştır ve oradaki eğitimin de sadece “gerçekler”e göre verilmesinden yanadır. Bir gün eve dönerken sirkin önünde çocuklarını yakalayan Gradgrind gördüklerine inanamaz. Bounderby ile birlikte Gradgrind, Louisa ve Tom’un sirke gitmesinin nedeni olarak Sissy’i görürler. Çünkü Sissy ve babası sirkte çalışmaktadır. Bu yüzden Sissy’nin okuldan atılmasına karar verirler. Bu bağlamda Sissy’nin babasıyla görüşmek için sirke giderler. Ancak Bounderby ve Gradgrind sirke vardığında Sissy’nin babasının sirkten kaçtığını ve Sissy’i yalnız bıraktığını öğrenirler. Bunun üzerine Bay Gradgrind, Sissy’i sirktekilerle görüşmemesi şartıyla evine alarak eğitimini üstlenir.

  Yıllar sonra; Thomas, Bounderby’ın fabrikasında çalışmaya başlar. Louisa ve Sissy genç birer kadın olmuşlardır ve Bay Gradgrind kızı Louisayı yaşlı ama zengin olan can dostuyla -Bounderby- evlendirir. Evliliğin üstünden bir yıl geçmesinin ardından Bay Gradgrind’in milletvekili olduğu zamanlardan bir arkadaşının kardeşi olan James Harthouse Coketown kasabasına gelir ve Louisa’dan etkilenir. Bir süre sonra aşkı daha önce hiç tatmamış olan Louisa, James’e aşık olur ve hissettiği bu tuhaf duyguyu babasıyla paylaşır. Bay Gradgrind, Louisa’nın sıkıntılarından dolayı kendini ve eğitim düşüncesini sorumlu tutar ve her şeyi sorgulamaya başlar: “İnsanlar, kalbin de en az kafa kadar akıllı olduğunu söylüyorlar. Hayatım boyunca buna inanmadım. Ben hep akıl yeterlidir diye düşünürdüm, fakat yanılmış olabilirim” der.[7] Artık rasyonel tutum ve “gerçeklik” anlayışı, yerini kuşku ve sorgulamalara bırakmıştır. Sissy’in sözüne uyarak James şehri terk etmek zorunda kalır. Bayan Sparsit,  Bay Bounderby’e eşinin Bay James ile kaçtığını söyleyince, Bounderby Gradgrindlerin evine gider ve gerçekleri öğrenmesine ve karısının hasta olduğunu öğrenmesine rağmen, “eğer yarın öğlene kadar evine dönmezse ömür boyu babasının evinde kalacağını söyleyerek” gider. Bounderby ile Louisa’nın evliliği böylece biter.

  Bir diğer olay Bounderby’nin fabrikasındaki işçilerden biri olan Stephen’ın öyküsüdür. Stephen, on dokuz yıllık bir evliliği olan ancak eşi sürekli içip evdeki eşyaları sattığı için evliliğinde mutlu olmayan bir işçidir. Aynı fabrikada çalışan yakın arkadaşı Rachael’i sevmektedir. Sendikalaşma hareketlerine katılmadığı için arkadaşları tarafından dışlanan Stephen, bir süre sonra da Bounderby tarafından fabrikadan kovulur. Başka bir şehre gidip orada yeni bir düzen kurmak isteyen Stephen gitmeden önce Thomas ile buluşur. Thomas, Bounderby’ın bankasını soymuş ve suçu da Stephen’ın omuzlarına yıkmak istemektedir. Bütün şehir bankayı Stephen ve Pegler’ın soyduğunu düşünür. -Rachael dışında- Bayan Sparsit bankanın işleriyle ilgilendiği için hırsızları bulmaya karar verir ve Bounderby’nin annesi ve hikayesindeki büyük yalan ortaya çıkar. Bounderby’nin acıklı öyküsünü baştan sona uydurduğu; orta halli bir aileden geldiği; okula gittiği, hiçbir şeyden de yoksun kalmadığı, ancak romanın sonunda, Bounderby’nin Coketown’dan uzak tuttuğu melek huylu annesinin ortaya çıkmasıyla anlaşılır. Stephen masumluğunu ispatlamak için Coketown’a dönerken bir maden ocağına düşüp yaralanır daha sonrasında da ölür. Madenden çıkarılır çıkarılmaz, ölmeden kısa bir süre önce sevdiği kadın olan Rachael’e söyledikleri ise oldukça anlam yüklüdür: “Ocak, açıkken de yok yere canlar aldı, kapalı iken de yok yere alıyor. Her gün hiç uğruna ölüyoruz.”[8] Ayrıca Bounderby’in bankasını soyanın da Stephen olmadığı ortaya çıkar; bankayı Thomas Gradgrind soymuştur. Tom, olayların duyulacağı endişesiyle Amerikaya kaçmak ister ancak Bitzer bankadaki konumunun yükseleceği düşüncesiyle bu planı bozar. Bu sırada Bay Gradgrind’in Bitzer’a sorduğu soru ile gelen cevap çok manidardır: “Bay Gradgrind, ‘Bitzer senin bir yüreğin yok mu?’ diye sorar. Sorunun tuhaflığı Bitzer’i güldürür: ‘Var. Dolaşım onsuz gerçekleşmez ki diye cevap verir.”[9]

  Tom bir şekilde Bitzer’in elinden kaçırılır ve başka bir ülkede hastalanarak ölür. Bayan Sparsit ailesinin yanına gönderilir. Bay Bounderby beş yıl sonra bir gün sokakta düşer ve ölür. Bay Gradgrind çok değişir; gerçeklerin ve figürlerin yerini sevgi ve ümit alır. Louisa bir daha evlenmez, Rachel ve Sissy ile yakın arkadaş olur. Sissy evlenir ve çocukları olur, sevgi dolu bir hayata sahip olur.

VICTORIA DÖNEMİNE BİR BAKIŞ

  Victoria Dönemi, Britanya sanayi devriminin yükselişi ve Britanya İmparatorluğu’nun zirvesi olarak kabul edilmektedir. Victoria Devri genellikle Kraliçe Victoria’nın hüküm sürdüğü 1837 ile 1901 yılları arası için kullanılsa da birçok tarihçiye göre 1832 Reform Hareketi bu kültürel devrin asıl başlangıcıdır. Sanayi devrimiyle birlikte oluşan emek sömürüsü ve işçi hakları, örgün eğitim kurumları, köleliğin kaldırılması gibi önemli gelişmeler bu dönemde meydana gelmiştir.[10] Matematik bu dönemki eğitim felsefesinin temel taşıdır. “Çağa verilen “Victorian” adı, Ingiliz dilinde “pejorative” yani olumsuz ve kötüleyici bir sıfattır günümüzde. Herhangi bir İngilizce sözlüğünü, örneğin Webster’in XX. yüzyıl sözlüğünü açıp bakarsanız, “Victorian” sıfatının “showing the m\ddle class respectability, prudery, bigotry generally attributed to the Victorians” (Genellikle Victoria Çağı’nda yaşayanların nitelikleri sayılan, saygıdeğer olma merakını, cinsel konularda yapay çekingenliği, dinsel yobazlığı gösteren) gibi bir tanımlamasıyla karşılaşırsınız.”[11]

SONUÇ

  Dickens, insanların sayısal ifadelerle adlandırılmasına ya da sayısallaştırılmasına da parmak basmaktadır.[12] Dickens matematik ile faydacılık felsefesinin birlikteliğinden doğmuş bir devrimin toplumsal yansımasını anlatmaktadır.

  Banker, tüccar ve fabrika sahibi Bounderby, Dickens’in çarpık ve acımasız bir kapitalist düzeni kınamak için yazdığı Zor Zamanlar romanında çirkin bir kapitalist tipidir.[13] Kendi de mutsuz bir evlilik yapan Dickens, Stephen’in boşanma isteğini ele alarak, bir toplumsal meselenin daha altını çizer. Dickens, Stephen’ın öyküsünü ele alırken sendika sorununa da değinir. Ancak yazarın sendikalaşmaya dair düşünceleri kitapta net olarak belirtilmemiştir. “Stephen, Dickens’ın bir çeşit sözcüsü olarak konuşarak, fabrika sahiplerinin işçileri birer makine parçası saydığı, onlara insanca yaşama koşulları sağlamadığı için, Slackbridge gibi kötü sendikacıların eline düştüklerini söyler.”[14] Stephen’ın boşanma konusunda danışmak için gittiği Bounderby’in boşanma olayının uzun sürede gerçekleştiğini ve çok masraflı olduğunu belirtmesi boşanmanın üst tabakaya ait bir olgu olduğu gerçeğini bize göstermektedir. “Dickens, “kok kömürü” anlamına gelen “coke” sözcüğünü kullanarak, Hard Times’ın dekoru olan yeni kurulmuş sanayi kentine Coketown adını verir.”[15] Bay Gradgrind’in eğitim sistemiyle  birer birey değil de, ileride faydalı olmaları beklenilen makineler sayılan çocuklara akılla algılanan “olgular” öğretilecektir.[16]  Dickens’ın, Coketown’daki okulda bu eğitim yöntemini uygulayan öğretmene, “choke” ve “child” (boğmak ve çocuk) sözcükleriyle çağrışımlı McChoakumchild soyadını vermesi dikkat çekicidir.[17] Coketown insanları, bencillik içinde, kişisel çıkarlarını ve parayı önemserler. Sirk insanları ise, sıcak ve insancıl duygular içinde, birbirlerini severler, başkalarına yardım etmek için uğraşırlar.[18]

  Yazarın dili oldukça akıcı ve Victoria Dönemi İngilteresini çarpıcı bir biçimde okuyucuya yansıtıyor. Roman, kurgular ve karakterlerin isimlerini belirleme konusunda oldukça başarılı ancak dönemin kimliğini siyasal ve ekonomik alanlarda anlatırken bazen olay akışının bütünlüğü bozuluyor. Tüm bu eleştirilere rağmen eser önemini günümüzde de korumakta ve 19. yy. İngiliz toplumsal yapısını anlamak için okunmaya değer bir yapıt olduğunu gözler önüne sermektedir.

  Sonuç olarak Dickens’ın bu eseri belleğimize şu soruların kazınmasına neden oluyor:

  • Cüzdanın duygu dolaşımını etkilediği sistemin uygulayıcıları olan insanoğlu, yaratılan düzenin faili mi kurbanı mı?
  • Modernizm bizi nereye götürüyor?
  • Çarklar kalplere egemen olurken tabakalar arası eşitsizlikler büyüyor. Bireyler otonom hale mi dönüşüyor?

ESERİN KÜNYESİ

Yazar adı: Charles Dickens

Eser Adı: Zor Zamanlar

Yayın Evi: Oda Yayınları

Yayın Yeri / Tarihi: İstanbul / Mart 2017

Sayfa Sayısı: 272

KAYNAKÇA:

  • Üskent Suphi Burak, “19. Yüzyıl İngiliz Romanında Endüstri Devrimi’nin Yansımaları:Dickens’ın Hard Times’ı, Gaskell’in Mary Barton’ı ve Disraeli’nin Sybıl Or The Two Nations’ı”, Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Batı Dilleri Ve Edebiyatları (İngiliz Dili Ve Edebiyatı) Anabilim Dalı, Yayımlanmış Yüksek Lisans Tezi.
  • Williams Raymond, Sanayi Romanları, Toplum ve Kültür, Çev.Uygur Kocabaşoğlu İletişim Yayınları, İstanbul, 2017.
  • Dickens Charles, “Zor Zamanlar/Hard Times”, çev. Füsun Elioğlu, Oda Yayınları, 5.Basım, İstanbul, Mart-2017.
  • https://tr.wikipedia.org/wiki/Victoria_devri, E.T. 30/03/2020.

[1] Mine Urgan, İngiliz Edebiyatı Tarihi, Yapı Kredi Yayınları, 6. Baskı, İstanbul, Mart 2010, s. 1027.

[2] “Charles Dickens Biography”, http://www.biography.com/people/charles-dickens-9274087#synopsis, E.T. 30/03/2020.

[3] Suphi Burak Üskent, “19. Yüzyıl İngiliz Romanında Endüstri Devrimi’nin Yansımaları:

Dickens’ın Hard Times’ı, Gaskell’in Mary Barton’ı ve Disraeli’nin Sybıl Or The Two Nations’ı”, Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Batı Dilleri Ve Edebiyatları (İngiliz Dili Ve Edebiyatı) Anabilim Dalı, Yayımlanmış Yüksek Lisans Tezi, s.18

[4] Raymond Williams, Sanayi Romanları, Toplum ve Kültür, İletişim Yayınları, İstanbul, 2017, s. 156.

[5].Raymond Williams, a.g.e., s. 157.

[6] Charles Dickens, “Zor Zamanlar/Hard Times”, çev. Füsun Elioğlu, Oda Yayınları, 5.Basım, İstanbul, Mart-2017, s. 122.

[7] Charles Dickens, a.g.e., s. 208.

[8] Charles Dickens, a.g.e., s. 250.

[9] Charles Dickens, a.g.e., s. 262.

[10] https://tr.wikipedia.org/wiki/Victoria_devri, E.T. 30/03/2020.

[11] Mine Urgan, a.g.e., s. 947.

[12] ‘Sissy/Cecelia Jupe: 20 numaralı kız.’ örneğinde olduğu gibi. (Charles Dickens, a.g.e., s. 7)

[13] Mine Urgan, a.g.e., s. 1030.

[14]Mine Urgan, a.g.e., s. 1032.

[15]Mine Urgan, a.g.e., s. 1025.

[16] Mine Urgan, a.g.e., s. 1027.

[17] Mine Urgan, a.g.e., s. 1028.

[18] Mine Urgan, a.g.e., s. 1029.