Spor Endüstrisi

Ekonominin her zaman bahsettiğimiz üzere kıt kaynaklarla sınırsız insan ihtiyaçlarını karşılamayı hedefleyen bir bilim olduğunu söylemiştik. Peki ya bu her zaman ve koşul için böyle midir?

Örneğin; bir spor kulübünü düşünelim, spor kulüpleri altlarında diğer spor branşlarını barındıran, şirket veya dernek olarak yapılanan organizasyonlardır. Kabaca bir bakıldığında spor kulüplerinin kıt kaynak ve sınırsız ihtiyaç gibi kavramlarla pek bağdaşmadığını düşünebiliriz, lakin detaylı incelediğimizde spor endüstrisinin ciddi boyutlara ulaşmış olduğunu ve hayatın neredeyse her alanında olduğunu kısa sürede kavrayabiliriz. Bu yazıda sizlere sporun ekonomiyle olan detaylı ilişkisini inceledik ve istatistiksel olarak sizler için derledik.

Sporun ekonomik faaliyetlerinin alt alanlarını incelediğimiz zaman karşımıza çıkan unsurlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir.

  • Spor Organizasyonları
  • Spor İşletmeleri
  • Spor Teşkilatları
  • Spor Medyası
  • Spor Ürünleri
  • Spor Pazarlaması

Bu unsurları ve faaliyet alanlarını incelemeden önce bu endüstrinin kaynağının nereden geldiğini anlamamız gerekir. Sonuçta bir piyasanın büyüyebilmesi için talebin olması gerekir. Piyasanın yapısını kavrayabilmek için de o piyasada talebin nasıl gerçekleştiğini kavramak büyük önem arz etmektedir. Futbol özelinde bakarsak;

Futbol, profesyonel manada ilk olarak 19.yy’ın ikinci yarısında Britanya topraklarında oynanmaya başlandı. İlk zamanlarda İngiliz gençlerinin boş vakitlerinde eğlenmek amacıyla yaptıkları bir aktiviteyken, bir İngiliz kulübünün oyuncularına maaş ödemesi üzerine federasyon tarafından turnuvalardan ihraç edilmesiyle profesyonelleşmenin ilk kıvılcımı çakmıştır.

İlerleyen süreçte ihraç edilen kulüplerin bir araya gelerek federasyon üzerinde baskı yaratmasıyla maaşlı, profesyonel futbolculuk yasal hale gelmiş oluyor. Bu koşullarla kulüplerin, sayıları sınırlı olan iyi oyuncuları(kıt kaynak) kadrolarına katmak için rekabete girişmeleriyle maliyetleri artmış ve bu maliyetleri karşılamak amacıyla düzenli bir lig kurulmasının kararlaştırılmasıyla profesyonel futbolun ilk örneği Britanya topraklarında ortaya çıkıyor.

Futbol özelinde örneklediğimiz spor organizasyonları bir asır gibi kısa bir sürede nasıl 130 ülke ekonomisinden daha büyük bir faaliyet haline geldi?

20. yy’ın ikinci yarısı itibarıyla dünya savaşları sonrası avrupada yaşanan ekonomik dar boğaz içinde futbol ucuz bir eğlence aktivitesi olarak avrupa toplumunda hızla yayıldı. Britanya özelinde baktığımızda özellikle sanayi ve işçi nüfusun yoğun olduğu şehirlerin çok sayıda futbol takımı ve taraftarlarının olduğunu görebiliriz. Yağmur ve pas içinde çalışmaktan bıkan liman işçilerinin kurduğu Liverpool, Londralı demir işçileri tarafından kurulan West-Ham United ve daha niceleri bu sosyal şartlarda kurulmuş takımlardı ve işçi kesiminden büyük destek alıyorlardı.

Futbol asla sadece futbol değildir..

-Simon KUPER

Spor endüstri haline büründüğü bu çağda organizasyonların uluslararası arenaya yayılması da kaçınılmaz hale gelmiş ve ilk büyük çaplı organizasyonlar olimpiyatlar ve futbol özelinde ortaya çıkmaya başlamıştır.

Geçmişten günümüze olimpiyat oyunları ve maliyetlerine baktığımızda her turnuvada periyodik artışlar olduğu gözler önüne serilmektedir. 90’lı yıllardan itibaren maliyeti milyarları bulan olimpiyatlar ekonomi çevrelerinde çeşitli tartışmalara da konu olmuştur. Birçok otoriteye göre 2004 Yunanistan olimpiyatlarının beklenenin çok üstünde rakamlara mal olmasını Yunanistan krizinin kıvılcımı olarak görülmektedir.

Futbol organizasyonları popülarite olarak olimpiyatlardan sonra gelse de Avrupa futbol piyasasına baktığımızda karşımıza çıkan rakamların baş döndürücü boyutlarda olduğunu görmekteyiz.

Deloitte dergisinin hazırladığı spor kulüplerinin para ligi tablosuna baktığımızda bu endüstrinin muazzam boyutlara ulaştığını bir kez daha görebilmekteyiz. Listenin ilk 4 takımı aynı zamanda 2016 yılının en değerli kulüpleri olarak da üst sıraları almaktalar.

Türk kulüplerinin durumuna baktığımızdaysa Fenerbahçe ve Galatasaray toplamda 312 milyon Euro gelirle 25 ve 26. sıraları alarak para liginde kendilerine yer bulmuşlardır. 2016 yılına ait olan bu listede yer almalarına rağmen ülke ekonomisinin içinde bulunduğu durum nedeniyle günümüzde para liginin ilk 30’unda bile kendilerine yer bulamamaktadırlar.

Peki bu muazzam gelirlerin kaynağı nedir?

Önceden bahsettiğimiz üzere spor endüstrisinin kendi içinde unsurları vardı. Bu unsurlardan spor kulüpleri bütün bu değer yaratma sürecini organize eden ana birimdir. Spor ürünlerini üreten, pazarlayan, medya ve yayın haklarının belirlenmesinde söz sahibi olan unsur kulüplerdir. Federasyon içinde yer alan kulüpler aylık toplantılarda bu gibi konuları değerlendirip alınan kararları uygularlar.

Spor endüstrisi içinde diğerlerinden daha ayrı bir kefeye ayrılması gereken önemli bir unsur da yayın haklarıdır. Günümüzde endüstrinin bu denli büyümesinde yayın hakkının pazarlanması ve bundan sağlanan kazanç irdelemeye değer bir konudur.

Dünya üzerinde tüm spor branşlarına baktığımızda Amerika merkezli NFL yıllık yayın geliri havuzu olarak ilk sırayı almakta ve onu Premier Lig ve NBA takip etmektedir.

Bu denli miktarların döndüğü spor endüstrisinde hisse sahibi birçok isim muazzam miktarda kazanç sağlamaktadır. Bu isimlerden en bilineni NBA yıldızı Lebron James, Liverpool kulübünden aldığı hisseyle 2018 yılında 20 milyon pound kazanmasıyla gündeme gelmiştir.

Spor Endüstrisinin Ekonomik Faydası

Spor endüstrisinin görünmeyen çok sayıda aktörü vardır. Bu endüstri, ürünleri tasarlayan ve hazırlayan işletmelerden basın mensuplarına ve tesis çalışanlarına kadar çok sayıda kişi için istihdam sağlayarak ekonomiye pozitif katkı sağlamaktadır. İnsanlara sağladığı sosyalleşmenin yanı sıra ekonomide yarattığı bu pozitif etki onu hizmet sektörünün yanında bir endüstri olarak kabul edilmesinin de temel sebebidir.

Spor endüstrisi bireylere ve tüzel kişilere sağladığı faydanın yanı sıra devletler için de kaynak yaratmaktadır. Devletler sahip oldukları gelir vergisi kanunlarına göre futbolculardan da belli oranlarda vergi almaktadır. Avrupanın 7 büyük liginde futbolculardan vergilere baktığımızda aşağıdaki verilerle karşılaşmaktayız.

  • Rusya Premier Lig-%13
  • Türkiye Süper Ligi-%20
  • Fransa Ligi-%45
  • İngiltere Premier Ligi %45
  • İtalya Serie A-%46.29
  • Almanya Bundesliga-%47.475
  • İspanya La Liga-%52-56

Endüstriyel Spora Eleştiriler

Yazının büyük çoğunluğunda spor endüstrisinin tarih içindeki gelişimi ve ulaştığı devasa büyüklüğü anlattık lakin önemli bir konuya değinmedik. Acaba endüstrileşmiş spor, sporun ruhuna zarar vermesinin yanı sıra insanları organizasyonlardan soğutacak bir noktaya doğru mu ilerliyor?

Son yıllarda dünya çapında spor ürünleri ve organizasyon biletletlerinin fiyatlarında yaşanan artışlar izleyiciler arasında yoğun tartışmalara sebep olmuş durumda. Melankolik tartışmalara dikkat çeken Green Street Hooligans gibi yapımların yanı sıra stadyumlarda da konuya dikkat çekmek amacıyla çok sayıda tezahürat yapıldığı ve pankartlar asıldığı görülmekte.

Liverpool taraftarlarının yıllar içinde artan bilet fiyatlarına tepki çekmek için hazırladıkları pankart.

Kimi otoritelerce sporundaki bu aşırı endüstrileşmenin kısa vadede kulüplerin karlarını arttıracağı belirtilse de ilerleyen zamanlarda insanları organizasyonlardan soğutmamak adına belirli politikalarla bu durumun önüne geçilmesi gerektiği savunulmaktadır.

Yazıda da bahsettiğimiz üzere spor asla sadece spor değildir. Milletler için bir eğlence olmasının yanı sıra ekonominin içindeki gizli bir aktör olarak yer almaya devam etmektedir. Doğru politikalar uygulandığı takdirde ilerleyen yıllarda da bu işlevini sürdürmeye devam edecektir.


KAYNAKÇA

Reklamlar

Türkiye’nin Tütün Raporu

Amerika’nın keşfiyle birlikte dünya büyük ve hızlı bir değişime uğradı. Bu değişimin etkileri ekonomik ve siyasal hayatta yaşandığı gibi kültürel alanda da görüldü. Keşifle birlikte Amerika’dan dünyaya yayılan birçok tarımsal ürün olmuştur domates, mısır ve ananas gibi ürünlerin yanında “tütün” tüketim şekli açısından diğerlerinden farklı bir ürün olarak bütün dünyaya hızla yayılmıştır.

Okumaya devam et “Türkiye’nin Tütün Raporu”

Merkez Bankası ve Bağımsızlık

Merkez bankaları ülkelerin simgesi olan para basımından ve para politikalarının düzenlenmesinden sorumlu bağımsız kuruluşlardır. Kuruluşlarından günümüze dek merkez bankaları amaçsal, işlevsel ve kurumsal açıdan birçok değişim geçirmişlerdir.

Merkez bankaları ilk olarak ortaya çıktıkları 17. yy’da bağımsızlık konusuna önem vermemiş olsa da ilerleyen süreçte bu konuda adımlar atılmaya başlanmıştır. Merkez bankası bağımsızlığı, birincil amacı fiyat istikrarını sağlamak olan merkez bankaları açısından tarihte oluşturulmuş belki de en önemli yapısal unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü bağımsız bir merkez bankası, para politikalarını kendi isteği doğrultusunda yürüteceğinden piyasalarda bankaya olan güven yükselecek ve para politikalarının etkinliği artacaktır.

Okumaya devam et “Merkez Bankası ve Bağımsızlık”

Yedek Akçeler

Yedek akçe, işletmelerin yıllık net karları üzerinden belli bir oranda ayrılarak dağıtılmayıp şirket bünyesinde yedek sermaye olarak tutulan paradır.
Yedek akçe şirketlerin ileride meydana gelebilecek beklenmedik nakit sıkıntılarını gidermek, sermaye desteği ve şirketin devamlılık ve sürekliliğini sağlamak gibi amaçlarla ayrılmaktadır. Bir nevi işletmelerin “kefen parası” olarak da tanımlanabilir. Yedek akçelerin çeşitleri ve hangi şekillerde ayrılacağı Türk Ticaret Kanununun ilgili maddelerinde belirtilmiştir.

Okumaya devam et “Yedek Akçeler”

Seçim Süreci ve Ekonomi Üzerindeki Etkileri

Seçim Ekonomisi Nedir?

Seçim Ekonomisi: Siyasal iktidarların gelecek seçimlerde iktidara gelebilmek için ekonomik araçları bu amaca yönelik kullanması ve yönlendirmesi olarak tanımlanabilir.

Okumaya devam et “Seçim Süreci ve Ekonomi Üzerindeki Etkileri”