İstanbul’un Finans Merkezi Olabilitesi Üzerine Bir Tartışma

Özet:

Finans merkezleri; dünya ekonomilerinde öncü isimlerin bir arada olduğu yerlerdir. Bu çalışmada İstanbul’a kurulması hedeflenen finans merkezinin global merkezlerle rekabet edip edemeyeceği, avantajları dezavantajları, diğer finans merkezlerinin faaliyetleri ile geçmişlerinden hareket edilerek ve İstanbul’un finans tarihide göz önüne alınarak İstanbul Finans Merkezinin başarılı olup olamayacağı tartışılacaktır.

                      Finans Merkezi Kavramı, Tarihçesi ve Gelişimi

Finans merkezi, çok çeşitli finansal işlemlerin yapıldığı ve finansal kurumların kümelendiği yer olarak tanımlanmaktadır. Uluslararası Finans Merkezi (UFM) ise farklı ve çeşitli uluslararası finans kurumlarının ve işlemlerin merkezileştiği kentlerdir1. Sümer, Babil ve Asurluların ticareti hukuki bir zemine dayandırmaları, hatta faizli borç ilişkilerinin gelişmesinden hareketle prefinans merkezleri olarak nitelendirebiliriz2. Bu ticari ilişkilerin yüzyıllar boyunca gelişmesi bu bağlamda yaşanan konjonktürel değişimlerin sonucu 13. Yüzyıl’da Floransalı tüccarların girişimleriyle ilk bankaların kurulmasıyla bankacılık faaliyetleri başlamıştır. 1609 yılında Amsterdam’da kurulan Amsterdam Bank Güney Hollandalı mudilerin kaynaklarını buraya aktarmasıyla ciddi miktarda finansman elde etmiş, Avrupa’nın güçlü bankalarından bir olmuştur3. Yaşanan savaşlar, sanayileşmeler, ticaret, ulaşım, üretim teknikleri, bankacılık sektörlerinde yaşanan gelişmeler ve yenilikler paranın globalleşmesine yol açmış bu bağlamda bu yeniliği yakalayan şehirler (Londra, Amsterdam, New York, Paris gibi) ilerleyen yıllarda sosyal sermaye stoklarını geliştirmiş, kurdukları sistemle finans sektöründe öncü yerler olmuşlardır.

Osmanlıdan Cumhuriyete İstanbul’un Finans Tarihi

İstanbul’da kredi ve faiz kurumlarını Yahudilerin İspanya’dan kaçıp Osmanlı’ya sığınmasına kadar götürebiliriz. Çünkü Yahudiler İspanya’da önemli ticaretlerle uğraşan, finansal merkezlerde söz sahibiydiler ve para operasyonlarının başındaydılar. Sonuçta Hristiyanlıkta ve İslamiyet’te faiz kesin bir şekilde yasaklanmışken Yahudilikte ise bir Yahudi’ye faizle para verilmemesi koşuluyla diğer insanlara rahatlıkla faizle para verilebilirdi.

Yahudilerin İstanbul’a gelmesiyle beraber para ve kredi işleri daha sistematikleşmiş ve yaygınlaşmıştır. Yanlarına çırak olarak aldıkları Ermeni ve Rum çocuklar, kendilerini geliştirip işleri ve sistemi öğrenip kendi işletmelerini açmaya başlamasıyla Rumlar ve Ermeniler de para ve kredi sektörüne girmeye ve güçlerini arttırmaya başlamıştır.

Galata Bankerleri adı verilen oluşum ile Osmanlı Devleti uluslararası finans kuruluşlarından kolayca finansman sağlamış, ihtiyacı olduğu zamanda bu bankerlerden borçlanmıştır. Osmanlı’nın ilk bankası olan Bank-ı Der Saadet’in kurulması için gerekli paranın önemli kısmını yurtdışından temin eden ve yine ciddi meblağlar yatıran da bu bankerlerdi. Banka kurulduktan bir süre sonra uluslararası piyasalardaki güvenini kaybedip iflas etmiştir. Bununla birlikte Galata Bankerleri de artık eski gücünü kaybetmeye başlayıp, 1. Dünya savaşıyla beraber birçoğu Avrupa ve Amerika’ya göç etmiş olup kalanlarda, cumhuriyetin kurulmasıyla kenara çekilmiştir.

Uluslararası Finans Merkezlerinde Olması Gereken Özellikler 4

  • Siyasi İstikrar
  • Finansal inovasyon ve rekabetçi finansal aracı kuruluşlar
  • İyi kurulmuş borsa, gelişmiş döviz piyasaları ve takasa sistemi
  • Bankacılığa yönelik esnek düzenlemeler, ekonomik açıdan güçlü ve saygın bankalar
  • Yabancı bankaların piyasaya kolay girmesine izin veren düzenleyici çerçeve
  • Serbest sermaye hareketleri
  • Yaygın olarak erişilebilir ve düşük maliyetli bilişim ve telekomünikasyon hizmetleri
  • Yerel ve uluslararası piyasalara kolay erişilebilirlik
  • Finansal ve ilgili profesyonel hizmetlere kolay erişilebilirlik
  • Nitelikli insan gücü
  • Güçlü ve istikrarlı döviz kurları
  • Siyasi bağımsızlık
  • Güçlü, istikrarlı ve etkili düzenleyici ve denetleyici çerçeve
  • Başta anlaşmazlıkların çözümü olmak üzere güçlü hukuki sistem
  • Esnek vergi sistemi
  • Yüksek yaşam kalitesi

İstanbul Finans Merkezinin Uluslararası Olabilme Durumu

  • Siyasi İstikrar bağlamında 18 yıllık AKP hükümeti görev başında her seçimden yüksek oyla birinci çıkıyorlar bu bağlamda siyasi istikrar yönünden olumludur
  • Finansal İnovasyon ve rekabetçi finansal aracı kuruluşlar hususunda maalesef tam gelişmiş olduğumuz söylenemez. Günden güne bu alanda ilerlemeye gayret gösteriyor olmamıza rağmen uluslararası standarda eriştiğimiz söylenemez
  • İyi kurulmuş borsamız olmasına rağmen insanlarımızın borsa ve finansal okuryazarlığı gelişmediğinden işlem kapasitesi diğer borsalarla kıyaslama yapılınca çok ufak kalıyor ayrıca manipülasyona çok açık bir borsamız var. Döviz piyasalarımız çok kırılgan maalesef bu alanda çok iyi değiliz. Bu durumu olumlu hale dönüştürmenin en önemli yolu yabancı yatırımcıyı ülkeye getirmek ve liranın faiz oranını arttırıp lirayı daha cazip hale getirebiliriz.
  • AKP hükümetinin yaptığı en önemli düzenlemelerden biri bankacılık reformudur. AKP öncesi hükümetlerle kıyaslandığında bankalarımız daha saygın, uluslararası alanda saygın ve prestijli bankalarımız her geçen gün başarılı adımlarla yükselmektedir.
  • Ülkemiz Serbest Piyasa Hareketlerinde de ılımlı bir ülkedir. İsteyen istediği zaman girip çıkabiliyor.
  • Yabancı bankaların piyasaya kolay girmesine izin veren düzenleyici çerçeve bağlamında da bir sorun yok. Ülkemiz yatırım yapmak isteyen tüm yabancı yatırımcılara kapılarını açıyor.
  • Telekomünikasyon ve bilişim hizmetlerini maalesef düşük maliyete mal edemiyoruz. Bunlar önemli gider kalemlerimiz. Ülke olarak bunların bilincinde olup bilişim sektörüne nitelikli eleman yetiştirmek için her geçen gün gerekli adımları atıyoruz.

Sonuç

İstanbul Finans Merkezi’nin uluslararası alana girebilmesi için bazı hususlarda gerekli adımları attığı bazı alanlarda ise yeterli atılımları yapamadığı görülmektedir. Uluslararası yatırımcıyı ülkeye çeken politikalar düzenlenmeli, halkın finansal okur yazarlığı arttırılmalıdır.

Dipnotlar

1-) İbrahim Enes Özkan- İstanbul Finans Merkezinin uluslararası bir karşılaştırması- Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi- 2015- İstanbul

2-) Ahmet İncekara/ Murat Ustaoğlu- Faiz Meselesi- Bilgi Üniversitesi Yayınları- 2019- İstanbul

3-) Tevfik Güran- İktisat Tarihi- Der Yayınları- 2017

4-) İ. Enes Özkan- A.g.e

Kaynakça

Ahmet İncekara/ Murat Ustaoğlu- Faiz Meselesi- Bilgi Üniversitesi Yayınları- 2019- İstanbul

Ali Akyıldız- Para Pul Oldu- İletişim Yayınları- 3.Baskı- 2018- İstanbul

Frederic Mishkin- Para, Bankacılık ve Finansal Piyasalar- Pearson Education Yayıncılık– 8.Baskı-2007

İbrahim Enes Özkan- İstanbul Finans Merkezinin uluslararası bir karşılaştırması- Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi- 2015- İstanbul Tevfik Güran- İktisat Tarihi- Der Yayınları- 2017

Ekonomi ve Psikoloji’nin Sentezi: Davranışsal İktisat

Bazıları 30 liralık tişört giyip dolaşırken neden bazıları 200 liralık tişört giyer? Bazı ülkeler zenginken diğerleri neden o kadar zengin değildir? Zengin ülkelerdeki insanlar daha mı mutludur? Risksiz 100₺ lira kazanmak mı yoksa %20 ihtimalle 400₺ kazanmak mı? 1000₺ net zarar etmek mi yoksa %70 ihtimalle 3000₺ kayebetmek mi?

Ekonomi literatüründe son 30 yılda bu tarz sorular sıklıkla tartışılmaya başlandı. Ekonomi bilimi ilerledikçe daha derin daha multidisipliner hâl almaya başladı. Bu alt disiplinlerden biriside davranışsal iktisattır.

Okumaya devam et “Ekonomi ve Psikoloji’nin Sentezi: Davranışsal İktisat”

Osmanlı İmparatorluğunun Kredi ve Para Kuruluşları: Galata Bankerleri

Galata Bankerleri 16. Yüzyıldan itibaren Osmanlı Ekonomisi üzerinde ağırlığını hissettirmeye başlayan; çoğunluğu azınlık(Rum, Ermeni ve Yahudi) ve yabancı ülke vatandaşlarından oluşan, Galata ve çevre ilçelerde bulunan sarraf, kuyumcu ve tüccarların oluşturduğu bir oluşumdur.

Okumaya devam et “Osmanlı İmparatorluğunun Kredi ve Para Kuruluşları: Galata Bankerleri”

Osmanlı İmparatorluğu’nda Para Operasyonları: Tağşişler

Tağşiş; Bir madeni paranın içindeki değerli maden oranının bir kısmının alınıp yerine daha az değerli maden eklenmesiyle gerçekleşen bir para operasyonudur. Bu işlemle devlet bir nevi iç borçlanma gerçekleştiriyordu.

Okumaya devam et “Osmanlı İmparatorluğu’nda Para Operasyonları: Tağşişler”

New York Gökdelenlerinde İnsan Yağmuru: 1929 Buhranı

Ferrari marka arabanızla yolda 80 km/h ile yolculuk ettiğinizi düşünün. İstediğiniz an gaza basıp 280-300 km/h kadar çıkabilirsiniz. Buradaki gaz sizin paranızdır, paranız çoksa düşünmeden basar gidersiniz.

Ekonomide de insanlar zaman zaman kar hırsıyla davranıp, spekülatif davranışlarla yatırım ve tüketim yaparlar. Bilgisizce ve öngörüsüz yapılan bu davranışlarla, ülke ekonomisi ve tüketiciler serseri kurşun gibi bir o yana bir bu yana doğru savrulurlar.

Tarihte bu tarz davranışlardan kaynaklanan yüzlerce, binlerce kriz mevcuttur. Fakat 20. yüzyılın ilk yarılarında Amerika’da öyle bir kriz yaşanmıştır ki; New York gökdelenlerinden insan yağmıştır (yani intihar etmiş).  Bu Krizin adı: 1929 Dünya Büyük Buhranıdır.

Okumaya devam et “New York Gökdelenlerinde İnsan Yağmuru: 1929 Buhranı”

Keynesyen İktisada Tepki: Monetarizm

Monetarizm

İktisat Tarihinde; bir sürü iktisatçı, iktisat okulu mevcuttur. Lakin pek azı ekonomide paranın önemine değinmiştir. 3 temsilcisi nobel ekonomi ödülü alan bir ekol vardır ki 20.yy’ın ikinci yarsına damgasını altın harflerle vurmuştur.

Bu ekolun adı monetarizmdir.

Okumaya devam et “Keynesyen İktisada Tepki: Monetarizm”